Merinos Koyunu (Merino sheep)

e-Posta Yazdır PDF

Merinos; iyi kalitede ve fazla miktarda yapağı veren bir koyun ırkıdır. Dünyada farklı Merinos tipleri mevcuttur. Yapağıları ile ün yapmış olmalarına rağmen, bunların çoğunda et verimleri yapağı verimleri seviyesinde gelir sağlar. Yerli koyunlarımızın ıslahında sadece Alman Yapağı-Et Merinosu kullanılmış, Güney Marmara Bölgesinde yerli kıvırcık koyunları ve Orta Anadolu Bölgesinde Akkaraman koyunları ile melezlenmesi ve melezlere seleksiyon uygulanarak kendi aralarında yetiştirilmeleri ile Karacabey Merinosu ve Anadolu Merinosu adı verilen iki merinos tipi ortaya çıkmıştır.
 
 
 
Alman Yapağı-Et Merinosu ile yapılan melezleme çalışmaları Doğu Anadolu bölgesinde de Morkaraman koyunları üzerinde denenmiştir. Bu çalışmada, Alman Yapağı-Et Merinosu’nun Türkiye’ye girişi itibari ile bölgeler bazında yapılan melezleme çalışmaları doğrultusunda yerli koyun ırklarımızda özellikle yapağı verimi bakımından sağladığı gelişmeler açıklanmaya çalışılmıştır.

Türkiye bugün ortalama 29.435.000 baş koyun populasyonu ile Dünyada koyun yetiştiren ülkeler arasında 8. sırada Avrupa’da ise 2. sırada yer almaktadır.(Akman, 2001)
Gıda maddeleri ve tekstil sektörü açısından önemli bir yere sahiptir..Türkiye’de yerli ırklar populasyonun % 95’ten fazlasını oluşturmaktadır.Geriye kalan kısmı ise , büyük çoğunluğunu çeşitli oranlarda Alman Yapağı-Et Merinosu genotipine sahip yeni ırk ve tipler oluşturmaktadır.
Alman Yapağı-Et Merinosu ile ıslah çalışmalarına bundan yaklaşık 70 yıl kadar önce başlandığı halde başarılı sonuçlar alındığı peksöylenemez.

MERİNOS KOYUNU VE ÖZELLİKLERİ
Merinos koyunu’nun Yapağısı ince, bir örnek, parlak, yumuşak ve hakiki yapağı liflerinden oluşur. Morfolojik görünüşü bakımından; sırtı düz, bedeni dolgun, göğsü geniş ve derin’dir. Et tipi merinoslarda görünüş bakımından alınları tüylü ve hafif kaküllüdür. Dişilerinde boynuz yoktur, koçları ise çoğunlukla boynuzludur. Renkleri beyazdır.
Merinos yetiştiriciliğinde döl verimi, et verimi ve büyüme hızı özelliklerine önem verilerek, bu özellikler oldukça geliştirilmiş : zamanla Et – Yapağı ve Et merinosu yetiştiriciliğine geçilmiş ve böylece yeni tip merinoslarda vücut irileşmiş (50-75 kg), yapağı verimi dişilerde 4-5 kg ve erkeklerde 7 kg, lüle uzunluğu 7-10 cm, yapağı kalitesi AA-AB-B, Damızlıkta kullanma yaşı 12-18 ay düzeyine gelmiştir. (Akcapınar 1994)
Yapağı sortimanı Alman Yapağı – Et Merinosunda 56-60’s dır. Bakım ve besleme koşularının yeterli olduğu hallerde yılın her mevsiminde kızgınlık gösterebilmektedir. İkizlik oranı % 40-50 arasındadır.
Merinos koyunu’nun süt verimi az olup ancak yavrularına yetmektedir. Bu nedenle pek sağılmazlar. Bunlara ek olarak Senede bir defa kırkılırlar. Ayrıca kireç istekleri çok fazladır.Süt veriminin az olması ve yapağı veriminin yüksek olması nedeniyle yapağı yönlü melezlemelerde kullanılmaktadırlar.

Merinosun Tarihi Ve Türkiye’ye Girişi
Milattan yaklaşık 800 yıl önce, Batı Anadolu’da (Frikya) da yetişen koyunlar, iyi kaliteli yünleri ile tanınmıştır. O devirde Milet şehri yünlü kumaşlarıyla meşhur olmuştur. Sonradan bu hayvanlar Yunanistan’a, İtalya’ya oradan da Romalılar tarafından Afrika üzerinden İspanya’ya götürülmüştür
Merinos Irkı ilk defa 1843 yılında İspanya’dan ithal edilmiştir. (Özcan 1990).
Ülkenin ince yapağı ihtiyacını karşılamak üzere İspanyol tarak yapağı Merinosları Bursa (Karacabey Harası) çiftliğinde yetiştirilmeye başlanmış, zamanla 80-90 bine çıkmıştır. Ancak, 20. Yüzyılın başlarında Kapitilasyonlar nedeniyle yünlü Kumaşların yurda gümrüksüz ve ucuz fiyatla sokulması yerli yünlü dokuma sanayiinin çökmesine, Merinos yetiştiriciliğinin ortadan kalkmasına yol açmıştır.(Düzgüneş vd, 1983).
Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren Merinos yetiştiriciliğinin yeniden canlandırılması için çalışmalara başlanmıştır. (Yalçın 1990).
1933 yılında Karacabey Tarım işletmesinde Alman Yapağı Et Merinosu ile Kıvırcık melezlemesi yapılmış bu çalışma 1950 yılına kadar geriye melezleme şeklinde sürdürülmüştür.
Projede hedeflenen 5 milyon Merinos melezi 15 yıl içinde elde edilmeyince, Merinoslaştırma çalışmaları Marmara ve Ege bölgesinden, Orta ve Doğu Anadolu ile Karadeniz bölgesine kaydırılmıştır. (Özcan 1990).

TÜRKİYE’DE BÖLGELERE GÖRE YERLİ KOYUN IRKLARINDA MERİNOS GENOTİPİ KULLANILARAK YAPILAN ISLAH ÇALIŞMALARI
Koyunlarımızın verimlerini ıslah için düzenli çalışmalara Cumhuriyet devrinde başlanmıştır. İlk planda Merinoslarla melezleme yolu ile Batı Anadolu’daki koyunlardan daha fazla ve iyi kalitede yapağı elde edilmesi ve böylece yünlü dokuma endüstrisinin ince yapağı ihtiyacının kısmen yurt içinde üretilmesi amacı güdülmüştür.
Türkiye’de Merinos melezlemesi yolu ile ince yapağılı yeni koyun tipleri geliştirilirken yalnız yapağı verim ve özellikleri üzerinde durulmamış, aynı zamanda yeni tiplerde et veriminin yerli ırklara göre daha iyi, süt veriminin yeterli ve bölge şartlarına uymuş olmaları da bu çalışmaların amaçları arasında yer almıştır.(Müftüoğlu 1969)

Güney Marmara Bölgesi
Türkiye’de yerli koyunların ıslahına Melezleme yolu ile Güney Marmara Bölgesinde 1934 yılında başlamıştır. Islah edici ırk olan Alman yapağı-Et merinosu kullanılmıştır. Bölgedeki bir devlet kurumuna (Karacabey harasına) Almanya’dan bir saf yapağı-Et merinosu sürüsü getirilmiş, bu sürüden elde edilen (başlangıçta ithal edilen) koçlarla bölgedeki özel yetiştiricilere ait yerli Kıvırcık sürüleri, isteğe bağlı merinosa çevrilmeye başlanmıştır. Belirli bir seviyede geriye melezleme ve buna paralel olarak tatbik edilen uygun seleksiyon la %90’dan fazla Alman yapağı-Et merinosu genotipi taşıyan ilk Karacabey merinosu elde edilmiştir.

Karacabey Merinosu Çiftleşme Modeli

AYEM:Alman yapağı et merinosu
K :Kıvırcık
KM :Karacabey Merinosu

GENOTİPİK YAPISI
%90’dan fazla AYEM taşımaktadır.
+ Seleksiyon

VERİM ÖZELLİĞİ ORTALAMA

Koç altı koyuna göre kuzu verimi 100: 120-130
Doğuran koyuna göre kuzu verimi 100: 130-140
Yapağı verimi D:2.5-3, E:3-4 kg.
Yapağı kalitesi ve uzunluk 58’S-60’S, 7-8 cm.
canlı ağırlık 60-80.
Laktasyon Süt Verimi 50-70 kg
Laktasyon Süresi 130-140 gün
İkiz Doğum Oranı %10-15
Kirli Yapağı Verimi 3.2-2.4 kg.
Süt verimi 50-55 kg.
Çizelge 1. Karacabey merinosuna ait verim özellikleri
Renk tamamen beyazdır.
Kuyruk yağsız, ince ve uzundur.
Koçların %10-15’inde boynuz vardır.
Koyunlar boynuzsuzdur. Yapağı elyaf sık kıvrımlı ve incedir.
Yerli ırklardan daha iri cüsselidir.

Özcan 1990
Karacabey Merinosu koyunlarda, yapağı verim özellikleri ile ilgili olarak bölge bazında bazı araştırmalar yapılmıştır.
Yetiştirme Bölgeleri İncelenen Özellikler
Kirli Yapağı Verimi (kg) Elyaf Çapı
(mik.) Lüle Uzunluğu
(cm)
Yenişehir 5.00 20.60 6.98
Bursa merkez 3.34 20.69 6.65
Karacabey tarım işletmesi 5.33 19.97 10.00
Bandırma koyunculuk araştırma enstitüsü 4.20 18.75 7.80
Karacabey 3.63 20.77 6.21
İnegöl 3.73 21.06 6.23
M. Kemalpaşa 2.45 21.31 6.15
Genel 4.11 20.22 7.50
Başpınar,v.d. 1

Araştırma sonuçları değerlendirildiğinde, Karacabey tarım işletmesi ve Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Karacabey koyunlarda yapağı özellikleri yönünden diğer bölgelerdeki aynı genotip koyunlardan üstün performans göstermiştir. Bu durum her iki kurumda yapağı verimi ve özellikleri yönünden ayıklama, seleksiyon, bakım ve beslemenin daha iyi olduğunu ortaya koymaktadır. Bunlara ek olarak, diğer bölgelerdeki kurumlarda yapılan çalışma sonuçlarının düşük değerlerde çıkması’na paralel olarak, Karacabey Merinosu koyunlarının büyük bir çoğunluğunun yetiştirici elinde olduğu düşünülürse, bu genotipte yapağı verimi ve özellikleri yönünden ayıklama, seleksiyon , bakım ve besleme konularında üzerinde durulması gerektiği söylenebilir.
Genel sonuç olarak; Güney marmarada kıvırcık ile yapılan melezleme çalışmalarında (Karacabey Merinosu), iyileşen genotipe paralel olarak bakım ve beslemede bir iyileştirme sağlanamamıştır. Bu nedenle kuzu ölümleri gittikçe artmış, melez kuzuların analarını uzun süre emmelerinden dolayı sağılan süt miktarı azalmış, koyunlar yaz ve kış meralarına yapılan göçlere dayanamaz olmuşlardır. Yapağı miktar ve kalitesindeki ilerlemeler ve kuzulardaki ağırlık artışı, kaybedilen düzeyleri karşılayacak düzeyde bulunamamıştır.
Bu sebeple 20 yıla yakın bir çaba sonucu, planlananın ancak beşte biri miktarda döl elde edilebilmiş, bu oranlarda sürülere damızlık takviyesi yapılma yoluna gidilmiştir. Yıllık 10-12 bin ton olarak tahmin edilen ince kumaş yapağısının Güney-Marmara bölgesinde sağlanamayacağı anlaşılınca, 1950 yıllarının başlarında, Alman Yapağı-Et Merinosu ile Islah projesi, Orta kısmen de Doğu Anadolu’ya kaydırılmıştır.(Düzgüneş v.d., 1983)


Orta Anadolu Bölgesi
1952 yılında Tarım, Orman ve Köy işleri Bakanlığı, Batıda başlatılan Merinoslaştırma faaliyetlerini, Orta Anadolu’ya kaydırmıştır. Tekstil endüstrinin arzu ettiği 60-64’s Kaliteli yapağıyı yurt içinde sağlamak için AYEM’ler Akkaraman Analara verilmiştir.
Akkaramanlar 1-2 generasyon geriye melezlenmiş ve seleksiyon yapılmıştır. Bu melezleme çalışmaları Polatlı, Altınova, Konuklar, Konya, Malya tarım işletmelerinde yürütülmüştür.(Özcan 1990).
Akkaramanlarla yapılan merinoslaştırma çalışmalarında bir takım zorluklarla karşılaşılmıştır. Bunlardan ilki, melez döllerde vücudun, dolayısıyla yapağının % 100’e kadar değişen oranlarda siyah lekeli olmasıdır. Bu durum yapağının değerini azaltmaktadır. Uzun ince kuyruklu Merinos koçlarının yağlı kuyruklu Akkaraman koyunlarına tabii olarak aşmamalarıda Merinoslaştırmada karşılaşılan zorluklardandır. Bunlara ek olarak, melezlerde Merinos genotipinin artmasıyla kuzu telafının artması ve kuzularda gelişmenin gerilemesi’de karşılaşılan zorluklardandır.
Bütün bu teknik zorlukları giderme ve Akkaramanların Islahında Alman Et-Merinoslarından en verimli faydalanma yollarını araştırma yoluna gidilmiştir.
1959 yılından itibaren Malya Devlet Üretme Çiftliğinde Akkaramanlarla Alman Yapağı-Merinosları arasında çeşitli melez tipler elde edilmeğe çalışılmıştır.
İlk olarak, koçların Akkaraman koyunlarla tabii olarak çiftleştirilebilmesi; vücutta ki siyah lekelerin Akkaramandaki gibi, baş ve ayaklarda lokalize edilecek şekilde olması; kuzularda telefat az ve gelişmenin hızlı olması; vücut yapısının Merinosa benzemesi; ortalama 56’s kalitede 2.5-3.0 Kg. yapağının elde edilebilmesi gibi amaçlar sürdürülmüştür. Ve bu amaçlarla elde edilen ilk melez genotipe ‘Malya’ denmiştir. .(Düzgüneş 1961, Pekel ve Düzgüneş 1966)
İkinci olarak, Orta Anadolu da ki merinoslaştırma çalışmalarında uygulana gelen çevirme melezlemesinden vazgeçilip, saf merinos koçlar yerine G1 generasyonun da lekesiz koçlar kullanılarak sürüler kapatılmış ve ikinci bir yeni tip geliştirilerek ‘Anadolu Merinosu’ adı verilmiştir.
Bu neticede, %35-40 merinos genotipli yağlı kuyruklu ‘malya koyunu’ ile, %75 merinos genotipli uzun kuyruklu ‘Anadolu Merinosu’ olmak üzere iki yeni tip geliştirilmiştir.


Anadolu Merinosu Çiftleşme Modeli
AYEM:Alman yapağı et merinosu
A :Akkaraman
AM :Anadolu merinosu

GENOTİP YAPISI

% 75 Alman Yapağı-Et Merinosu
% 25 Akkaraman
Şekil 2. Anadolu Merinosu çiftleşme şeması

Anadolu Merinosu’nun Morfolojik Özellikleri

Anadolu Merinosu’nda vücut beyaz renkli yapağı ile örtülüdür. Kuyruk yağsız, ince ve uzundur. Erkekler ve dişiler genelde boynuzsuzdur.Süt verimleri Akkaramanlara oranla daha yüksektir. Kuzuları sütten kesimden sonra besiye alındıklarında 5aylık yaşta 40 kg canlı ağırlığa ulaşabilmektedir. Anadolu Merinosu Orta Anadolu’nun nispeten iyi meraya sahip kesimlerinde, bakım besleme koşulları iyi işletmeler için uygun bir ırktır.(Ertuğrul ve Cengiz,1996)

ÖZELLİKLERİ VERİMİ
Yapağı Kalitesi 60-64’S.
Yapağı Verimi D: 3 kg. E: 4 kg.
Canlı Ağırlık 50-60 kg.
Koç Altı Koyuna Göre Kuzu Verimi 100: 120-140
Süt verimi 40-50 kg.
İkiz doğum oranı %30-40
Özcan, 1990

Anadolu Merinosu koyunlarda verim özellikleri ile ilgili olarak yapılan bazı çalışmalarda elde edilen genel sonuçlar.
Anadolu merinosu koyunlarda yapağı verim özellikleri ile ilgili araştırma sonuçları
Verim Özellikleri Anadolu Merinosu Akkaraman
İlk kırkım canlı ağırlık (kg.) 52.08 53.98*
İlk kırkım kirli gömlek ağır.(kg.) 2.87 2.14**
Lüle Uzunluğu (cm) 5.55 9.57**
Lif İnceliği (μ;) 23.46 26.04**
Dayanıklık (gr) 5.10 9.25**
Yapağı Randımanı (%) 51.91 60.52**
Arık vd, 2002 a,b. (*: P*<*0.05, **: P*<*0.01)

Sonuçlar değerlendirildiğinde; yüksek canlı ağırlığın Akkaraman grubunda olduğu görülmektedir. Araştırma değerlerinde Canlı ağırlık bakımından Anadolu Merinosu ve Akkaraman arasında P*<*0.05 düzeyinde önemli farklılıklar saptanmıştır.

Buna ek olarak iki grup arasında kirli gömlek ağırlığı bakımından P*<*0.01 önem seviyesinde bir farklılık bulunmuştur. Yapağı bakımından diğer verim özelliklerinde ise P*<*0.01 önem seviyesinde bir farklılık görülmüştür


Malya Koyunu Çiftleştirme Modeli

AYEM:Alman Yapağı-Et
Merinosu
A : Ak Karaman
M : Malya Koyunu

GENOTİPİK YAPISI
5/16 Merinos = % 31
11/16 Akkaraman=% 69
Malya Koyununun Morfolojik Özellikleri
Yağlı kuyruklu (Büyük oranda Akkaramana benzeyen) bir koyun ırkıdır. Bu koyun kurak iklime çok iyi uymaktadır. 25-30 yıldan beri, tip sabitleştirilmesi çalışmaları yapılmaktadır. (Özcan 1990)
Malya koyunları Akkaramanların yetiştirildikleri koşullara kolaylıkla uyum sağlayabilmektedir. Süt verimleri de Akkaramanlara göre fazladır. (Ertuğrul ve Cengiz 1996).


ÖZELLİKLERİ VERİMİ
Malya
Akkaraman
Canlı Ağırlık 50-60 kg. 40-45 kg.
Süt Verimi 40-50 kg. 25-30 kg.
Yapağı Verimi 3-4 kg. 1.5-2.0 kg.
Yapağı Kalitesi 50-60’S. 44-46’S.
Koç altı koyuna göre kuzu verimi 100:120-130 100:100-110
Özcan, 1990

Düzgüneş ve Pekel (1968) İç Anadolu koşullarında Merinos Akkaraman melezleri üzerinde yaptıkları çalışmalarda;
İkinci Geriye Melezlerde ; Döl veriminin % 76,
6 aya kadarki yaşama gücünün % 67
F1’lerde ; Döl veriminin % 83,
6 aya kadarki yaşama gücünün % 83
Malya Genotip’inde ; Döl veriminin % 98.6,
6 aya kadarki yaşama gücünün % 86
olduğunu saptamıştır. Buna göre İç Anadolu koşullarında % 50’nin altında Meinos genotipi taşıyan yağlı kuyruklu tipin en iyi sonuçlar verdiği gözlenmiştir.
Doğu Anadolu Bölgesi
Merinoslaştırma çalışmaları, Orta Anadolu da yapılan melezleme çalışmalarının ışığı altında mor karamanlar üzerinde denenmek için Doğu Anadolu Bölgesine kaydırılmıştır.
Doğu Anadolu’da hakim ve yaygın olan ırk Morkaramandır. Bu ırkın yapağısı renkli, tecanüzsüz ve azdır. Cüssesi diğer yerli koyunlarımıza nisbetle ağır olmasına karşılık et kalitesi iyi değildir Morkarama’nın yapağıları daha ziyade halı, kilim dokuması ile lokal bazı ihtiyaçların karşılanmasında kullanılmaktadır. (Köprücü, 1975; Müftüoğlu, 1974).
Morkaraman koyunlarında önemli verim özelliklerinin geliştirilmesi ve elde edilecek yapağının daha geniş alanda kullanabilme imkanlarının sağlanması yetiştirmenin ekonomisi bakımından gereklidir. Doğu Anadolu şartlarının etçi ve yapağıcı koyun tiplerinin geliştirilmesine uygun olacağını dikkate alan Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü, Altın dere Harasında Merinos x Morkaraman melezleme çalışmalarına başlamıştır. Bu nedenlerle, Morkaramanın yapağısını daha bir örnek hale getirmek ve verimini arttırmak amacı ile Merinos
genotipinden faydalanmaya yönelik çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmaların ilki Altın dere harasında yürütülmüştür.
Yalçın ve Müftüoğlu (1969) tarafından Altın dere Harasında çeşitli generasyonlarda Alman Yapağı-Et Merinosu (♂;) x Morkaraman (♀;) melezleri ve Morkaramanlarda yapağı özellikleri üzerinde yapılan arştıurmalardan elde edilen kimi sonuçlar çizelge 6 da özetlenmiştir;


Merinos X Morkaraman Melezleme Sonuçları
Çizelge 6. Merinos x Morkaraman melezlemesi sonucu yapağı verim özellikleri ile ilgili elde edilen araştırma sonuçları
Verim özellikleri Morkaraman F1 MG1 MG2
1 Yaş Kırkım Sonrası C.A. (kg) 44.57a 44.92a 42.58b 42.20b
Kirli Yapağı Ağır.(kg) 1.06b 1.59a 1.53a 1.61a
LüleUzunluğu (cm) 9.9a 9.6a 7.4b 7.1b
Lif İnceliği (μ;) 29.5a 26.6b 24.4c 23.8c
Müftüoğlu, 1974. (a,b,c,d: P*<*0.01, farklı harf taşıyan ortalamalar arasındaki farklar istatistiki önemlidir

Sonuçlar değerlendirildiğinde, 1 yaşta canlı ağırlık F1 ve Morkaramanlarda MG1 ve MG2’lerden üstün olduğu görülmektedir. Görüldüğü üzere Morkaramanlarda bunlardan Merinoslarla elde edilmiş melezlerden kirli yapağı bakımından düşük değerler göstermiştir. Lüle uzunluklarında ise, merinos genotipi arttıkça bir kısalma söz konusu olmuştur. Lif inceliği bakımından genotipler arasında ilerledikçe incelik artışı’nın olduğu görülmektedir.
Doğu Anadolu’da yapılan melezleme çalışmalarında elde edilen Morkaraman x Merinos melezlerine İvesi genotipi katmak suretiyle süt verimini de arttırarak daha kombine bir tip elde edilmesi düşünülmüştür.
İvesi, Güney Anadolu’ya yayılmış, olumsuz çevre koşullarına dayanıklı, kaba ve beyaz yapağılı, adaptasyon kabiliyeti iyi ve süt verimi yüksek (90-150kg) bir ırktır.
Bu nedenlerle, Merinos x Morkaraman melezlemelerine İvesi ırkı da dahil edilerek yapılan üçlü melezleme çalışmaları 1976 yılından itibaren TÜBİTAK tarafından desteklenen bir araştırma projesi çerçevesinde yürütülmeye başlanmıştır.
Bu proje çerçevesinde yapılan bazı araştırmalara ait kimi sonuçlar çizelge 7’de sunulmuştur.(Özsoy, 1983)


Merinos X Morkaraman X İvesi Melezleme Sonuçları
Çizelge 7. Merinos x Morkaraman x İvesi melezlemesi sonucu yapağı verim özellikleri ile ilgili elde edilen araştırma sonuçları
Genotip 1 Yaş C.A. (kg) Kırkım Sonu Ağırlık (kg) Kirli Yapağı
Ağırlığı (kg)
Morkaraman 37.9b 50.5a 1.89c
Merinos 33.4d 47.0b 2.34b
İvesi 35.1c 47.1b 2.82a
İkili melez 39.6a 52.7a 2.73a
Üçlü melez 40.1a 52.2a 2.69a
Özsoy, 1983. (a,b,c,d: P*<*0.05, farklı farklı harf taşıyan ortalamalar arasındaki farklar istatistiki önemlidir)


Sonuçlar değerlendirildiğinde; İkili ve üçlü melezlerin yapağı verim özellikleri bakımından, aralarında önemli bir faklılık görülmemiştir. Kırkım sonunda İvesi ve Merinos , bir yaş ağırlığında da Morkaraman, İvesi ve Merinos İkili ve Üçlü melezler’den önemli seviyede(P*<*0.05) az ortalamalar göstermiştir. Kirli yapağı ağırlığı bakımından ise Morkaraman ve Merinos, İvesi ile İkili ve Üçlü melezler’den önemli seviyede (P*<*0.05) az ortalamalar göstermiştir.
Sonuç olarak Merinos, Morkaraman ve İvesi ırkları arasındaki melezlemeler, saf ırklara nisbeten daha yüksek canlı ağırlığa sahip, daha fazla yapağı veren kombinasyonları vermektedir.


SONUÇ VE ÖNERİLER

Türkiye tekstil sanayiinin yılda yaklaşık 20 bin ton’luk kaliteli yapağı ihtiyacının yaklaşık %20’si merinos ve melezlerinden karşılanmaktadır.
Yapağı ihtiyacının karşılanması amacına yönelik olarak 1934 yıllarında başlatılan merinoslaştırma çalışmalarında istenen seviye doğrultusunda bir başarı sağlanamamıştır.
Bu nedenle, Türkiye’de Merinoslaştırma çalışmalarına önem verilmeli, bunun sağlanabilmesi için’de;

Koyunculukta ıslah hedeflerinin, yeniden gözden geçirilerek, net olarak sağlanması,
Bu hedeflere ulaşabilmek için, yeni ve etkin ıslah stratejilerinin belirlenmesi,
Ülkesel ve bölgesel projelerle bu stratejilerin, hızla uygulamaya konması,
Değişen ve gelişen şartlara göre bu hedef ve stratejilerin, belli aralıklarla gözden geçirilerek , gerekli düzenlemelerin yapılması gereklidir.
 
Veterinerklinik.com
Son Güncelleme ( Pazar, 18 Ocak 2009 22:53 )  

Ana Menü


Warning: Parameter 1 to modMainMenuHelper::buildXML() expected to be a reference, value given in /home/powerkan/public_html/veterinerklinik/tr/libraries/joomla/cache/handler/callback.php on line 99

Kimler Sitede

Şuanda 1 konuk çevrimiçi
İçerik Tıklama Görünümü : 639178